OL’mak için varolabilmek yaşamda..

“Evren de her şey bir enerjidir ve her şey kendini tamamladığında biter. Biten her şey ise yeni ve heyecan dolu bir başlangıcı müjdeler… “

..kadın kendini hazır hissediyordu bu sunum için. Gerekli tüm çalışmalarını yapmış, kendisinden beklenilen süre de, ve kendisinden beklediği gibi en güzel şekilde sunumnu yapacak ve böylece;

en çok inandığı, öğrendiği andan itibaren üzerinde çalıştığı, büyük bir imanla arkadaşları ile paylaştığı konuyu yani “.Bolluk …………. “ ‘nı sahneye çıkıp kolaylıkla anlatabilecekti. Sahneye çıkmadan evvel kendini dinledi heyecanı yok denecek kadar azdı. Neden heyecanlı olsunki ? çocuk yaştan gençliğe adım attığı ilkokul-ortaokul yılları, yüzlerce öğrenci ve velinin önünde sahnelerde geçmişti zamanı. İnandığı bir şey olduğunda tozu dumana katacak kadar enerjisi ve kendine olan güveni yüksekti. Sahneye mikrofona alışkındı ve mikrofunu eline aldığında akışın içinde kaybolduğu birinciliklerde imzaları vardı..

Konusu, güvendiği ve inandığı hayatında öğrendiği andan itibaren deneyimlediği, bizzat kendi hayatında mucizelerine şahit olduğu bir konuydu. Anlatım süresi, değinmek istediği tüm konular açık ve netti.

Tam 10 dakika süresi vardı bu sunum için.  10 dakika.

Kadın sahne öncesinde yerini aldı ve kendisinden once sunum yapan arkadaşının sahneden ayrılmasını bekledi. Derin bir kaç nefes aldı ve bulunduğu alanda toprakanarak kendi merkezine döndü. Elinde ki notlarına hiç bakma ihtiyacı duymayacağını bilen, kendinden emin adımlarla sahneye çıktı ve herkesi selamlayarak kendisini tanıtmaya başladı.

Adım …….. / ………… stop …….. şimdi sizlere “bolluk bereket planı “ hakkında Quartuz vakfının bir çalışmasından bahsetmek istiyorum….. stop…..Evrende varolan her şey enerjidir. Ve her enejininde kendine özgü frekansı vardır. ….stop….. Yüksek yoğunluktaki enerjilere madde, daha düşük yoğunluğa sahip enerjilere ise duygu ve düşünce diyoruz….stop… …….. stop , ……………………stop, ………… stop….

kadın aslında çok sakindi ve kendinden emindi söyleyeceği her cümleyi her vurgulamayı çok iyi biliyordu. Çalıştığı ve inandığı konuyu anlatıyor bazan bir kaç cümlede bir duruyor ve kafasını SAĞ tarafa çevirerek tercüman tarafından Amerika’dan gelen eğitmene yapılan çeviriyi dinliyordu. Çeviri biter bitmez tekrar konusuna dönüyor ve konusunu anlatmaya devam ediyordu. Kadına goe her şey gayet yolun da ve çok iyi gidiyordu anlatmayı düşündüğü her şeyi hazırlamış olduğu sırada anlatıyordu ve biraz dan anlattığı konunun uygulaması olan sunuma geçecekti ki….

Tam karşısından bir ses ismiyle seslendi kadına “……….. kesmek zorundayım süren doldu…” dedi ve karşıdan kalkarak yanına doğru yürümeye başladı. Eğitmeni kendisine doğru yürürken kadın şaşkındı süresi nasıl dolmuş olabilirdi tam 9 dakikalık bir sunum hazırlamış 1 dakikasını da sunumu interaktif yapmak için boşta bırakmıştı. Ve tamamen hazırladığı sunum çerçevesinde devam etmişti. Süre nasıl dolabilir di bu imkansız dı.

Eğitmeni yanına geldi ve “ F….., planı uygulamaya vaktin kalmadı, sunumuna çok güzel hazırlanmış belli, konuya çok inanarak anlattığını da hissettim. Bu planın hayatına kattığı deneyimleri anlatırken kinestetik olanlara da hitap ettin ve bu duyguyu bana çok güzel geçirdin bu da güzeldi. Ancak konuyu anlatırken çok fazla duraksadın, cümlelerinde çok fazla STOP araları vardı. Bak bazılarını sana okuyayım not aldım….” Diyerek aldığı notları okumaya başladı eğitmeni. Bu konuda daha dikkat eder bu duraksamaları daha aza indirirsen çok daha iyi olacak sunumun diye anlatıyordu bir gün sonrasında daha küçük bir grupla geçen başa bir sunumda kendisine “ çalıştığım grupların içinde en uygun duraksamaları sen veriyorsun ..” diyecek olan eğitmeni..

STOP… ZAMANIN BİTTİ..

kadın şaşkın ama cevap vermeyen bir şekilde eğitmenini dinledi ve “Hocam aslında ben işitselim ve E…… arkadaşımın tercümesi yüksek sesli olduğu için tercümeye takıldım ve duraksamalarım da tercümenin bitmesini beklemek vardı keşke beni farkettiğiniz an da “F…. tercümeyi dinleme” diye uyarsaydınız demedi. Hiç bir bahanenin arkasına sığınmagereği duymadı kadın. çünkü hayatının en büyük farkındalıklarından birini yaşıyordu o AN’da.

STOP… ZAMANIN BİTTİ.

Daha ne kadar beklemesi gerekiyordu hayallerinin peşinden gitmek için ? Hayatının BİG WHY’ ı için, ruhunun bu yaşamdaki misyonunu gerçekleştirmes için daha ne kadar zamanın kendinden gitmesine izin verecekti ? Ve daha ne kadar kulaklarını çevresinden gelen seslere vererek geçirecekti. Toplumun/ailenin istediği diplomalar için, eğitimler için, kariyer statü ve ve onların belirlediği kazancın peşinde koşarken harcadığı zaman Yetmedi mi ? Bu seçimi yapmak için güvenemediği şey neydi ?

Kendisini kaç yıldır hayal peşinde gören bir kaç arkadaşın “ bak seminerler eğitimler darken boş şeylerle uğraşıyorsun, bu işten para kazanamazsın bak sen gel yine yaptığın işine odaklan toparla kendini böyle boş şeylerle uğraşma..” diye uyaran inanç kalıplarına goremi hareket etmesi gerekecekti ?

Kendi hayatına uygulamaya korktuğu şeyi kendisine gelen danışanlarına nasıl önerecekti ?

Kendisi cesur olamaz ise nasıl özgür olabilecek ti ? paylaşabilmesi için once kendisinin deneyimlemesi yaşaması ve o cesur adımı atabilmesi gerekiyordu. Kendi yaşamını yaratırken iman etmekte kendisi zorlanırsa nasıl inanarak savunabilirdi anlattıklarını. zaman gözünün yaşına bakmadan geçip gidiyor du ellerinden o zaman geçerken hangi alanda parlamak ve ışıldamak istiyor du ? bu ve pek çok soru geçerken zihninden

kadın bir karar verdi

“içinde kendisine ait olan o sesi dinleyecek ve kalbindeki tüm iman ve inanç ile tam zamanında olması gereken yer de olacaktı…”

yapması gereken hiç bir şey yoktu sadece “OL” mak için varolacaktı .

Yolumda yolculuğumda ilahi olan AŞK’a yaradana…

 

Fidan’ın yaşamından anekdot / 10.01.2017

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir